Bir selam eylenir zamanların ötesinden,
Kaçamak bakışlara misafir gelir geçerim.
Yitirilmişlikler;
Dost sofralarında eksik bir tabak boşluğu,
Göğsünü sıkıştıran.
Buluşmalar;
Sıcak bir somunun kokusu gibi olmalı
Açlığı coşturan..
Dağ başlarının serin rüzgarları yüreğimde..
Tebessümler yüzümüze ödünç verilmiş gibi,
eğreti durur...
Kırık, yarım kahkahalar savrulur ortalığa.
Soğuk bir mevsimdedir sevda
Sığanacak bir saçak arar.
Acı bir kahvenin hatırı kadardır Aşk
Mahçuptur hayata "maruzatı" var.
Duygular dile gelmeye utanır,
Sırra kademdir.
Soluk titrer, soluk tükenir,
Sokak lambalarının ışığı gibi.
Ağlayan bir kemanın sızısı gibi derin acıların sarhoşluğu
Yalpalatır hayattan.
Kar yanığı gibi esmerleşir anılar...
Söz dumana bürünür.
Yenilirim kendime...
En olmadık anlara, anlara razı gönlüm.
Değil ki bir ömür...
An dan öte zaman mı var?
Açmazların, utançların arsızı oldum.
Senli düşlerden, bir uçurumdan düşer gibi uyanırım
Her gerçeğe dönüş,
Beladan öte, zilletten öte, gaybtan öte...
Yok olmalı, yerlere batmalı.
O en ince sızının sularında boğulmalı....
Yüreğini yüreğime alamam.
Utanırım. Alamam.
Mayın tarlalarında, kaçağını geçiren kadar vebaldeyim.
Çaresizim........
Allahım "Sen"den ötesini dilemezken,
Şimdi ondan ötesini bilemez oldum...
Ne sınavlara gözü kara daldım da
Bir aşk dininde
Diz çöktüm kaldım.
Merhamete gelmez bu sevdada,
Başım eğik, kahırlar içindeyim
Ne olur!
"Ben beni bıraktım. Sen beni bırakma Allahım"
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)